Cuma
Pazar
Susuz dostla tanışma
Susuz bırakılmıştı...O'na tüm suyumu avucumdan içirdim.Sağ ön ayağı ya incinmişti ya da kırılmış...Ama O'nu en çok...Sevgisizlik incitmişti bana göre...
Toprağa damlayan suları içmeye çalıştığını görünce...O'na su buldum ve tekrar içirdim...
50metre uzaklaşmıştım ki...Ardımdan kişneyerek uğurladı beni...Artık içindeydik birbirimizin...
Srp.-
Perşembe
Su

ikisinin de suya ihtiyacı var...ağacın da balığın da...ya yağmazsa...ya ?
kesilir bedeninden kalem oluverir ağaç
canını verir bilmeden yüksek fikirler için
ıslanmamak için dalar balık da
yağmuru sevmez bilmezler bunu
dalıverir rüyaların en dibine
pulları parlasın dursun diye...
asıl mesele sudur
yerini bilmez devinir durur
onsuz herkes ölürken
onunla da olsa varlık ölümlüdür
sonsuza mahkum su
rüyasına girmek ister
ağacın da ve balığın da
unutmak ister artık
naçar sonsuzluğunu...
ikisinin de suya ihtiyacı var
ağacın da balığın da
su gizler kendini
bilge ve dingin
asıl onun kaderi ağaçta ve balıkta
anıları alıp kaçmak ister
kendine tutunmaya
ya yağmazsa...ya ?
belki de yağmur olabilmektir asıl mesele
durağan gururu terk edip
dönüşebilmektir yeni bir varlığa
ağaçta dost olur ve balık da
bilge ve dinginliği paylaşırsa
ıssız susmaz ıssıza...
Srp.-
15.04.2010
Photo : Nuri Bilge Ceylan
Çarşamba
Patikada kan...

dönüyor herşey
terkedilmiş ve ıssız
dönüyor
şimdi
bu ıssız patikada yalnızım
ne gerek varsa yaşıyorum
sen olmadan
neye yararsa
yürüyorum
ıslığımın bile beni bıraktığı bu yerde
aç mıyım
üstümde ne var
bunları sorardı kendine
sıradan insan
boynundan vuruldu az önce bir yasemen
düştü yere
bu patikada kan var artık
durduk yere
kan emiciler de
toplanıyorlar usulca
toprak kımıldanıyor
sakin
kararlı dalgalar bunlar
avuçlarımda kan var
benim için geliyorlar
topraktan geliyorlar
patikada kan
ellerimde kan
yüzümde kocaman bir tebessüm
yüzün geldi önüme
parçalanıyorum
eşsiz bir tebessümle
kemik sesleri
patikada kan...
durduk yere
düşerse bir yasemen yere
yakından bakın kaçırmadan
o eşsiz
tebessüme
Srp.-
Çarşamba
Çalıdaki Örümcek

ıslak bir nefes çağırdım
eski taşların arasından
kıpırtısız yapraklar
sen inanma
onlar insandılar
herşey yeniden yenilirken
belki son çığlığı yanan ağacın
ıslak bir nefes çağırdım
yanan ağaç için bu kez
acıları dinerdi de
sen inanma
onlar insandılar
şimdi sürünüyorum
dünden farklı
dönüşüm başlamış bitmiş yine
birkaç çocuk bağırdı
aaa örümcek dediler bana bakıp
bakıp göremediklerine
sen inanma
onlar insandılar
Srp.-
Photo :Detail from Ayşegül Yeşilnil's painting
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)