Pazartesi
önce
ben yalnızca
her şey güzel olsun istedim
kediyi sevdim
o gözleriyle beni sevmezden önce
yağmuru sevdim kokusundan
bildim
o yağmazdan önce
basmadım karıncanın üstüne
çekildim
gölgem ona varmazdan önce
şimdi
gidiyor içim uzaklara
sen... beni bulmazdan önce...
oysa
yalnızca
her şey güzel olsun istedim
sen...beni sevmezden önce...
s.
photo: mirjam appelhof
Perşembe
kara.
neden öyle bakıyorsun ?
acıktın mı
susadın mı yoksa
bir şey mi geçti içinden bilmediğin
bir şey
senin gibi kara
koyu
ve tekinsiz...
sanki sokakta insan kalmamış
herkes gitmiş gibi
herkes flu ve gri...
sen de hissediyor musun?
...
acıktın mı
susadın mı yoksa
bir şey mi geçti içinden bilmediğin
bir şey
senin gibi kara
koyu
ve tekinsiz...
sanki sokakta insan kalmamış
herkes gitmiş gibi
herkes flu ve gri...
sen de hissediyor musun?
...
şimdi otlar saracak her yanımı
seni kokacak yerini hatırlayamayacağım bir çiçek
koskoca çayırda onu aramak isteyeceğim biliyorum
sırf sen kokuyor diye
seni kokacak yerini hatırlayamayacağım bir çiçek
koskoca çayırda onu aramak isteyeceğim biliyorum
sırf sen kokuyor diye
halbuki aynı şehirdeyiz
aynı cennet
aynı cehennem şehirde
herkes gitmiş gibi
sanki hep
yalnız sen varmışsın gibi
...
gel de yaşa şimdi
bakışında martılar bağıran biri varken
...
aynı cennet
aynı cehennem şehirde
herkes gitmiş gibi
sanki hep
yalnız sen varmışsın gibi
...
gel de yaşa şimdi
bakışında martılar bağıran biri varken
...
s
Çarşamba
buz kesiği

...
hissettiğim..büyük bir acı...
buz kesiği gibi soğuk
dört yandan
hiçbir yerden her yere giden
bir tutam saç mı kalır elimde
yeter mi bir tutam
bana benliğimi anlatmaya?
kim tutar ki beni de
kalmamışken bir tutamım bile?
hissettiğim büyük acı
tuzun üstünde
buzun içinde
aklı evvel bir zamanın
ol(a)mayan anıları
gizlenip duruyor yüzümde
çizgi çizgi
perçem perçem
her kimsem artık
bu sahte oyunun içinde...
s
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

